SerMimar
Hemen Arayın

SerMimar © 2026

Bilgi Bankası

Kayseri'de Taş İşçiliği ve Taş Yontucuları

"Kayseri'de taş sabırla işlenir evler ipek giysi gibi şekillenir."

Kayseri Taş İşçiliği

Kayseri Kapadokya bölgesinde tarihi çok eski uygarlıklara kadar uzanan yerleşimin en önemli özelliği taş işçiliğinde yaratılan mucizelerdir. Özellikle Ürgüp, Avanos, Uçhisar, Göreme, Ortahisar ve Mustafapaşa da geçmişin ustalarından kalan tarihi evler, birer sanat eseridir.

İşte Kayseri'de Hammaddesi Taş Olan El Sanatları, Taş İşçiliği Nasıl Yapılır? Taş İşçiliği nedir? taş çeşitleri, taş yapılar, taş yontma yöntemleri teknikleri, Taş ve Yontucuk...

Kayseri'de eski dönemlerin gözde mesleklerinden olan ‘kesme taş ustalığı’ unutulmaya yüz tuttu. Türk sanatında geniş bir alanı içine alan dekoratif taş işçiliği başlangıcından bu yana devirlerin üslubuna uygun olarak bazı değişimler göstermiş olsa da ustalıkta yüksek kalitesini her zaman korumuştur.

Taş işçiliğinin en güzel örneklerini, Anadolu Selçuklu, Beylikler, Osmanlı Devri mimarisinde görmek mümkündür. Taş yalnızca yapım aşamasında değil, iç, dış dekorasyonda da ana malzemeyi teşkil etmektedir. Taş işçiliğimizin en güzel örneklerini; anıtsal taç kapılarda, şehir, saray duvarlarında, cami, medrese gibi yapıların avlu, ana kapılarında, sütun başlıkları, minare şerefeleri, mihrap, minber, çeşme, sebil, şadırvanlarda görmek mümkündür.

Geometrik örgüler, geçmeler, bitkisel bezemeler, alçak - yüksek kabartma hayvan figürleri, palmetler en çok rastlanan bezemelerdir. Mimaride kullanılan tuğlalarla da duvarları değişik şekillerde işlemişlerdir. Bu süslemeler daha çok açık koyu renkli tuğlaların geometrik şekillerde yerleştirilmesi ile gerçekleşmektedir. Cami, türbe, kale gibi yapıtların dış duvar örgülerinde güzel örnekleri görülmektedir.

Kayseri Taş İşçiliği

Taş İşçiliği Nasıl Yapılır?

Yapılacak taşın restorasyonda orijinal halinin fotoğrafı çekilir. Daha sonra taşın şeklinin veya durumunun tespiti yapılır. Mesela silme taşı işe profil tarağı yardımıyla profil şekli çıkarılır. Taraktaki şekil hemen bir mukavva üzerine çizilir ve hataları düzeltilir. Daha sonra bu şekil maket bıçağıyla dikkatlice kesilir. Kesilmiş kısım erkek, kalan kısım ise dişi olarak adlandırılır ve kullanılır. Böylece bir şablon oluşmuş olur. Şablonun erkek kısmı taşın üzerine karşılıklı yönlerine dikkatlice çizilir İnce ve kalın keski, madırga, zımpara yardımı ile taş işlenir. Daha sonra taşın son hali için şablonun dişisi taşın üzerine konur ve kontrol edilir. Pürüzleri giderilir ve taş hazır hale getirilir.

Taş ustaları, taş ocaklarından kaba olarak çıkarılan taşı çeşitli amaçlar için kullanılmak üzere işleyen, yontan, şekil veren, süsleyen ve gerektiğinde üzerlerine çeşitli yazılar yazan ustalara taş yontucuları veya taş ustaları denmektedir. Taş ustalığı, yapıların kesme ve yontma taş kullanılarak yapıldığı dönemlerin gözde mesleklerinden biriydi. Günümüzdeyse unutulmak üzere olan iş kollarından biridir. Taş ustalarını anlatırken söze taş ocaklarından başlamamız doğru olacaktır. Taş ustalığı taş ocaklarından başlar. Bu mesleği yapan taş ustaları amaçlarına uygun taşları taş ocaklarından çıkarırlar. Bunun için de önce taş çıkarılmaya elverişli taş ocakları belirlenir. Ocaklardan taş çıkarmak, kelimenin tam anlamıyla ekmeğini taştan çıkarmak demektir.

Kayseri Taş İşçiliği

Mağaraya Dönüşür Taş Ocakları

Taşçılar ocaklarda, “külünk” denilen kesici ve yontucu aletleri ile zeminde yuva açarlar. Daha sonra yuvalara ağız tarafı ince demir keskiler çakılarak taş blok bulunduğu yerden kırılarak çıkarılır. Aslında taşı ocaktan çıkarma işi de ustalık isteyen bir iştir. İyi bir taş ustası taşın damarını bularak balyoz ve keskiyle istenilen boyutta taşı çıkarabilir. Bu da tamamıyla taşı çıkaran ustanın maharetine ve becerisine bağlıdır. Kesilerek çıkarılan taşlar bir kişinin taşıyabileceği boyutta olurlar. Kayseri Avanos bölgesi civarında halen Sarıtaş denilen yerde taş ocakları bulunuyor. Bu ocaklardan koca şehrin yapı taşları çıkarılıyor. Zaman içinde bu ocakların her biri kocaman birer mağaraya ya da adeta eriyen dağlara dönüşmüşlerdir.

Eşekler Taş Taşıyor

Geçmişte Kapadokya bölgesini süsleyen taşlar inşaat sahasına taşçı eşekleri ile taşınırmış. 20-30 eşek birden sürü halinde taş ocaklarından inşaat alanına taş çekerlermiş. Çullarının iki yanına kendirlerle bağlanan taşları toplu halde hiç dağılmadan yapı sahasına taşırlardı. Bu taşlar eşeğin sırtından düşmeden kilometrelerce taşınırdı. Aslında buradaki maharet taşın hayvanın sırtına özel bir şekilde bağlanmasındaydı.

Kayseri Taş İşçiliği

Zamanın Mimarlarıydı Yontucular

İnşaat alanına yığılan taşların bundan sonraki serüvenleri yapıcı da denilen taş yontucularıyla devam eder. Bu ustalar bir bakıma hem yontucu hem mimar hem de inşaatçı kabul edilirler. Her mesleğin bir piri olduğuna göre taş ustalığının da piri Hz. İbrahim Halilullah peygamberdir. İnanışa göre Kâbe’nin inşaatından sonra Urfa’ya gelmiş ve Halil Rahman külliyesini yapmıştır. Yanında yetiştirdiği birçok taş ustası da daha sonradan Antep, Mardin, Diyarbakır ve Kayseri yörelerine dağılarak mesleğin yayılmasını sağlamışlardır. Türklerle beraber yaşayan Süryaniler ve Ermeniler de taş işçiliğini öğrenmişler ve kendi kutsal binalarını ve evlerini yapmışlardır.

Taş Kullanıma Nasıl Hazırlanıyor?

İnşaat alanına ocaklardan getirilen taşlar önce külünk ile düzeltilir, daha sonra tarak denilen aletle dikdörtgen şekilde yontulurdu. Taşlar yontulma biçimlerine göre musavvat, altı ayaklı, beş ayaklı ve açceli gibi isimler alır. Taşların kenarlarının dik olması için gönye ile kontrolü yapılır. Beş yüzeyi yontulan taşın bir yüzeyi taraktan geçirilmez. Bu yüzeyine taşın sırt tarafıdır. Yapıda kullanılırken yontulmamış sırtlar yapı ustaları tarafından sırt sırta getirilir ve araya harç atılır. Taşın bu yüzeylerinin tırtıklı bırakılmasındaki amaç harcın taşa daha iyi yapışması içindir. Taşın sırtı külüngün sivri uçları ile taş ustalarının maharetli ellerinde şekillenir ve yapıya uygun hale getirilir.

Kayseri Taş İşçiliği

Şiir Yazar ya da Resim Yapar Gibi İşlerler Taşı

Taş ustalarının kullandıkları aletlerden bir tanesi de “tarak” adı verilen çelik ağızlı bir alettir. Bu alet her iki tarafı keser ağzı gibi ince ve 2-3 mm. diş derinliği olan bildiğimiz saç tarağı şeklindedir. İki tarafı da kullanılır. Taşın yüzeyini aşındırırken bu tarağın dişleri taşın yüzeyinde çizgiler oluşturur. Taş ustaları taşı işlerken sanki şiir yazıyor, sanki resim çiziyor gibidirler. Kim bilir belki de onlar taşları “yontarken” duygularını, umutlarını, sevinç, keder ve ıstıraplarını taşlara kazımaktadırlar.

Taş Çeşitleri

Türkler Anadolu’ya geldiklerinde yerleşik düzene geçerken Bizans ve Romalıların taşı yapı malzemesi olarak kullandıklarını görmüşlerdir. Bu dönemden itibaren de, özellikle Anadolu Selçukluları başta olmak üzere taş işçiliği ve mimarisinde, özellikle de dini mimaride eşsiz güzellikte eserler ortaya koymuşlardır. Tarihi İpek Yolu üzerinde kervansaraylar, hanlar, hamamlar yapmışlardır. Yurdumuzda taş binaların yapımında sıkça kullanılan bir malzeme olan “Doğal Sarıtaş” taşı Kayseri yöresinden çıkarılan volkanik ve andazit özellikleri taşıyan ve ismini yöresinden alan sarı ya da pembemsi renkli bir taş cinsidir.

Kayseri yöresinde eski binalarda, camilerde, hanlarda bu taş cinsi çokça kullanılmıştır. Kayseri Taşı (Sarıtaş) taşının işlenmesi ve yapıya uygun hale getirilmesi kolaydır. Kolay yontulur ve uzun ömürlü sağlam bir taştır. Sille taşı Kayseri'den başka Konya ve Eskişehir illerimizde de çıkarılmaktadır. Sille taşı günümüzde de çıkarılması ve işlenmesi kolay bir taş olduğundan eski taş yapıların yenileme işlerinde kullanılmaktadır. Ayrıca 2000 C°’ye dayanıklı olduğundan yüksek ısılı fırın yapımında tercih edilir. Dayanıklılığı, taşıyıcı gücünün oluşu ve Anadolu da bol miktarda bulunması taşın yapılarda kullanılmasını sağlamıştır.

Günümüze Kalan Taş Yapılar

İklimi gündüzleri oldukça sıcak olan bölgelerimizde mimaride sadece yapı malzemesi olarak taş başta gelirdi ve tuğla, briket ve beton gibi yapı malzemeleri kullanılmazdı. Kullanıldığı mekanları yazın sıcağında serin, kışın soğuğundaysa sıcak tutan taş, özellikle İç Anadolu ile Güney Doğu Anadolu coğrafyasına ve iklimine uygun biçimde mimaride öncelikle tercih edilen temel yapı malzemesi olmuştur. Kayseri ile birlikte Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Kars illerimizde bugün hala o güzelim taş yapıların eşsiz güzellikteki örneklerini görebiliriz.

Neden Kayboluyor Taş Ustalığı?

Bu eski ve eşine ender rastlanan yapıların bir kısmı turizmde butik otel olarak hizmet verirlerken bir kısmı ise ne yazık ki ya sahipsizlik ya da miras nedeni ile başıboş kaderlerine terk edilmiş durumdadırlar. Oysa sarıtaş ile işlenmiş tarihi çeşmelerimiz ve tarihi eski binalarda kullanılmış Kayseri sarı taşlı bu evlerin mutlaka koruma altına alınması ülkemiz kültürel mirasına büyük katkı sağlayacaktır.

Kayseri taşı günümüzde peyzaj mimarisinde tercih edilen bir taş cinsidir. Taşın yapı malzemesi olarak kullanıldığı bölgelerde beton malzemenin daha ekonomik olması yüzünden taş ustalığı kaybolmaya başladı. Günümüzde sayıları çok azalmış olan taş ustaları, yapıların yenileme çalışmalarında ancak aranır olmaktadırlar.

Taş Yontma Yöntemleri ve Araç Gereçleri

Kayserili taş yontucuları taşı yontarken ya ayaklarının altlarına alıp oturarak çalışırlar ya da ayakta yontarlar. Taş yontucuları kullandıkları aletler gönye, levye demiri (muhul), tarak, külünk, çekiç, balyoz, keski, çivi ve yapraktır. Ağaç malzemenin doğa şartlarına dayanıksızlığı göz önüne alındığında yapılarda taşın kullanılmasını daha iyi anlayabiliriz. Çok eski bir geçmişi, yorucu bir emeğin ve çabanın ürünü olan bu ecdat yadigarı taş yapıları korumak en büyük insani borcumuz olmalıdır.

20+ Yıllık Deneyim

Doğal taş mimarisinde köklü geçmiş

Uzman Mimari Dizayn

Profesyonel mühendislik & oymacılık

Tescilli & Belgeli

ISO Sertifikaları & TSE onaylı ürünler

Garantili İşçilik

Tam zamanında, sözleşmeli teslimat